Vizyondakiler

  Allegro
  Zetterstrom adındaki piyanist hayatta tek bir şey yaşamıştır. Müzik... Mesleğinde en mükemmeli yakalayabilmek için nerdeyse bütün çocukluk ve gençliğini çalışarak geçirmiştir. Çok sevdiği karısına çoğu zaman ilgisiz kalarak onu kaybetmeyi dahi göze almıştır. En büyük tutkusu olan müzikde istediği yere geldiği vakit, yaşadığı yerlerden gitmeye karar verir. Ancak giderken de bütün geçmişini bir kutunun içine koyup kilitler. Ancak bu kutu gittiği her yerde onunla beraberdir. Ve er ya da geç geçmişi ile yüzleşmesi kaçınılmazdır.
Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun

Bir gece kulübünün dilberi Monica Bellucci... Her geceki gibi yeni bir müşteri ile anlaşamak üzere. Ama bu kez biraz değişik karşısındaki. Lotodan büyük kramye kazanmış bir adam: Bernard Campan. Ayda tam 100.000 euro teklif eder genç kadına. Karısı olmasını ister. Bu rakama hayır demek çok zor olur. Karı koca olurlar. Peki ya Charly. Monica'nın peşini kolay kolay bırakmaz. Gece hayatının karşı konulmazlığını da yanına alarak...

Efsane Adam

Adını tarihe yazan isimlerden biri olan Burt Munro’nun hikayesi henüz 20'li yaşlarındayken başladı. Invercargill garajında Amerika'nın ilk motorsiklet üreticisi olan Indian'nın motorunu gördüğü anda ona sahip olmaya karar verdi. Ömrü boyunca ayrılmaz bir parçası olan motoru dünyanın en hızlı Indian'ı olma sıfatına ulaştı.

Sahte İtiraflar

On sekiz yaşında, okuldan yeni mezun Armin, annesinin aşırı iyi niyeti, babasının ondan beklentileri ve banliyö hayatının ölümcül sıkıcılığıyla yavaş yavaş boğulmaktadır. Kişisel deneyimlerini yaşamayı ve kendini bulmayı arzulasa da her şeyin kendi düzenini sürdürdüğü banliyö dünyasında kıstırılmıştır. Ve bir de Katja vardır... Güzel, gururlu, elde edilemeyen Katja... Armin kendini kaybetmeye başlar. Tanık olduğu kazaları, gazetede okuduğu olayları, ismini vermeden üstlenir. Bu iş bir oyun gibi başlasa da kısa sürede bir tutkuya dönüşür. Suçları yalnızca üstlenmek artık yeterli değildir...

Tepenin Gözleri

Carter ailesi evlilik yıl dönümlerini kutlamak için hep birlikte California'ya gideceklerdir. Karavanlarına binen aile fertleri yolculuğun başında hoşnutsuzluklarının farkına varmaya başlarlar. Çocuklar gelmekde çok da hevesli olmadıkları gibi, ailenin damadı da kayınperderiyle arasındaki sorunlardan son derece rahatsızdır. Ancak aile içindeki bu gerilim yaşayacakları dehşet saatlerinin yanında bir hiç olacaktır. Talihsiz bir kaza sonucuyla çölün ortasında, ıssız bir yere düşerler. Aradan geçen kısa bir zaman sonra yalnız olmadıklarını anlarlar. Zamanında nükleer denemelerin yapıldığı bu yerde evrim geçirmiş yaratıklar tarafından etrafları sarılır. Carter ailesinin de hayatta kalabilmek için birbirlerine sarılmaktan başka çareleri yoktur.

Venedik Taciri

16.yüzyılda Venedikteyiz... Genç ve güzel Portia'ya evlenme teklifi etmeğe hazırlanan Bassanio'nun tek bir engeli vardır. Ona ulaşmak için çıkacağı uzun yol için gerekli para... Yakın arkadaşı Antonio'yadan yardım ister. O sıralarda eli darda olan Antonia tefeci Shylock'a başvurur. Yahudi olan Syhlock bir Hristiyandan üstelik kin duyduğu birinden gelen böyle bir teklifi kabul eder. Ama bir şartı vardır. Antonia borcunu zamanında vermezse gecikmelerin her biri için Antonio etinden bir parça verecektir. Borcunu ödemede kendisine çok güvenen Antonia bu şartı kabul eder. Acaba kim kimin etini ya da hayatını alacaktır?